
6 Aralık 2009 Pazar
Ariza Makakula...

Galatasaray-İBB...

Muhtemel Onbirler...
Galatasaray: Leo Franco, Uğur, Emre Aşık, Servet, Hakan, Mehmet, Mustafa, Keita, Elano, Arda, Nonda
İBB: Hasagiç, Ekrem, Mahmut, Barbosa, Metin, Vinicius, Sylla, Serhat, Efe, Oğuz, İskender
Emre aŞıkın yerine mehmet topal , topal'ın yerine de Ayhan oynayabilir.Diğer bir ihtimal, Hakan Balta stoperde ,sağ bekte Caner oynayabilir.
5 Aralık 2009 Cumartesi
Aynı Tas Aynı Hamam
Aziz Başkan fena kızmış..
Uefa Yılın 11'i

Avrupalı neye sahip olduğumuzun farkında, ya biz?

DüNYa KuPaSı KuRaLaRı ÇeKiLDi

Uruguay
Fransa
4 Aralık 2009 Cuma
iNöNü'De SeRi SoNu KaMPaNYaSı
Maça bakalım birazda;
ilk 45 dakka oyunu domine eden,golleri kaçıran bir Beşiktaş..2.yarı gol yememenin verdiği güvenle gittikçe direnci artan ve daha derli toplu gözüken bir Diyarbakır... ama her 2 yarınında mutlak hakimi Beşiktaş..
Ayağa toplarla bilerek hücum yaptı Karakartal ama top bir türlü filelerle buluşmayınca sonuca razı oldu Sir'ün talebeleri..0-0...Denizli'nin kadro tercihlerine giremeyiz zaten saatler sürer kendince bi sistemi var Sir'ün sürekli değiştiriyo ilk 11i , zaten 3 kulvarda mücadele ediyosa bi takım yedeklerin her an hazır olması gerekir ki buda Sir'ün sistemini haklı çıkarır....Tam da bu noktada yeri gelmişken söliyim tek eleştirimi de; Batuhan'a şans verilmesi gerektiğini düşünüyorum bi görelim artık..
Beşiktaş Taraftarı yine bildiğimiz gibi...
Siyah-Beyazlı taraftarlar, maç öncesinde "Beşiktaş-Diyarbakırspor elele, hep beraber tribüne" diye tezahürat yaptı. Bunun üzerine iki takım oyuncuları bir araya gelip tribünleri selamladı. Selamlama sırasında tüm tribünler futbolcuları alkışladı.

Beşiktaşlı taraftarlar, futbolcuların birlikte tribünleri selamlamasının ardından önce "Türkiye" diye tempo tutup, daha sonra da "Irkçılığa karşıyız, Beşiktaşlıyız" diye tezahürat yaptı

CaM aDaM TeKRaR GöSTeRiMDe

Devreyi kapatmış bu arada...
BeN sana cam adam olmazsın demedim adam olamazsın dedim:P
3 Aralık 2009 Perşembe
Maçın Analizi...

Maç başlarken Galatasaray'ın 11ini gördüğümüzde tekrar 4-2-3-1 dizilişine dönmüştü. Eski günlerin geri dönüşünü haber veren sadece diziliş değil sezon başında gündem yaratan mor formalardı. Rijkaard başta olmak üzere teknik kadronun mor atkılar takması hem estetik açıdan şıktı, hem de acaba totem mi yapıyorlar sorusunu akıllara getirdi. Başkan Adnan Polat'ın takımla uyumlu şalı da gözlerden kaçmadı.

GS topa sahip olmaya çalışarak başladı maça, ön alanda baskı kurmaya çalıştı. Pana Cisse ile defansı arkasına atılacak toplarla gol arayacağını ilk dakikalardan belli etti.Pana'nın hocası Ten Cate eski ustası Rijkaard'a karşı sürpriz peşindeydi. İkilinin maç başında verdiği samimi görüntüler yüzlerde tebessüm oluşturdu. Galatasaray'da ilerideki baklavanın önünde Nonda,sağda Arda, solda Kewell ve ortada Elano dizilişi vardı. Nitekim ilk yarıdaki ardarda iki tehlikeli atak ardanın çalımlarla sağ kanatta katederek yarattığı pozisyonlardan geldi. 27.dkda sakatlanan Gökhan Zan'ın yerine Barış girerken M.Topal stopere geçmesi yönünde talimatı Neekens'ten aldı. 19 dk.da ofsayt gerekçesiyle iptal olan gölün telafisini M.Sarp kronometreler 49.dakikayı gösterirken karambolde şansının da yardımıyla gerçekleştirdi. 63.dk.da Keita-Kewell değişikliğiyle biraz hareketlense de genel itibariyle tempolu geçtiği söylenemez.

Genel olarak değerlendirme yapacak olursak seyir açısından çok zevkli olduğu söylenemeyecek maçta GS topa daha çok sahip olan taraftı. Elano bahtsız bedevi gibiydi; zaman zaman şanssızlık kısmen de beceriksiz olduğu anlarda çabalasa da istese de çok etkili olamadı. Yeri gelmişken; fizik ve kondisyonu güçlü bir Elano'nun 4-3-3 sisteminde oratadaki üçlünün forvete dönük yüzü olarak sahaya çok yakışacağını düşünüyorum. Nonda istekli olsa da pozisyonlarda ağır kalması Avrupa Ligi'nde ilerleyen maçlarda Baros'a olan ihtiyacı bir kez daha gösterdi. Pana beklediğimin altında futbol seviyesi ortaya koydu. Özellikle Cisse'nin bu kadar çok ofsayta kalması muhtemel bir konsantrasyon eksikliğinin göstergesiydi. Panathinaikos'un İstanbul'a 3puan hedefiyle gelmediği ortadaydı. Ali Sami Yen tribünleri de alkışı hak etti. Özellikle Kewell-Keita değişikliğinde senkronize bir şekilde yapılan tezahuratlar kulağa oldukça hoş geldi.
Galatasaray istediği 3puanı alarak grup 1.liğini garantiledi. Kısa vadede şampiyonlar liginden gelebilecek muhtemel güçlü rakiplerle ilgili endişe etmeye gerek kalmadı. Oynanan futbol çok gelecek vaadetmese de bugünlük için yeterliydi. Yolun açık olsun Galatasaray...
Yazan:Tifosi Gökhan
1-0 olsun bizim olsun..

aiLToN SeNeYe KıRKPıNaRDa :P

KaSıM' Da MeSuT öZiL BaŞKaDıR

88 doğumlu genç oyuncunun ligde 6 golü bulunuyor..
2 Aralık 2009 Çarşamba
Arsenal de 3G ye abone oldu...
Beşiktaşlı kardeşlerime hediyem olsun..
Sen neymişsin be Galatasaray...

1 Aralık 2009 Salı
Özgün olmak mı , Özenmek mi?

Üzerinden biraz zaman geçmiş bile olsa yeni yazma fırsatını bulduğum görüşlerimi sizlerle paylaşmak istiyorum. 'Sir' lakabı yakıştırılan Mustafa Denizli'nin kendisini Türkiye'nin Alex Ferguson'u ilan etmesinin ardından, Trabzonspor Kulüp Genel Sekreteri Hasan Yener'in Şenol Güneş'i Trabzon'un Alex Ferguson'ı olmaya davet ettiğini hepimiz okuduk. Kendi değerlerimizi ortaya çıkarmak yerine kendimizi var olana benzetmeye ne kadar da meraklıymışız.

Sezon başında ortaya koyduğu etkileyici performanstan sonra yerli 'Messi' olarak lanse edilen Arda Turan'ın şimdilerde form düşüklüğünün nedenleri sorgulanıyor. Menajerlerin pazarlama isteği, spor basınımızın da gazıyla 1ay içerisinde Arda ile Messi'yi kıyaslar olduk. Beklentilerin arttığı,kaptanlık pazubandının yükünün de sırtına yüklendiği bir ortamda Arda'nın ceketinden ayakkabısına,nereye tatile gittiğine,özel hayatına karışır olduk. Arda'yı Arda olarak bırakmanın zamanı gelip de geçmedi mi? Biz onu Gs altyapısında yetiştikten sonra, Manispor'da çıraklık döneminde tanıdık. Maç sonu yaptığı mantıklı açıklamalarla, futbolcu ağabeylerinin taklitleriyle futbolun 'sempatik' çocuğu olarak sevdik onu. Galatasaray'da yıldızı parlayınca fazla gündemde olmanın getirdiği baskıyla birlikte belki de bazı yanlışlarıyla birlikte antipati toplasa da bugün türk futbolunun tartışmasız starıdır "Arda Turan". Giydiği kıyafetler,özel hayatı herşeyiyle O'nu tartışmamız da bunun bir göstergesi değil mi zaten? Bizler O'nu Arda Turan olarak sevdik ve öyle kalmasını istiyoruz.
Aynı şeyler Şenol Güneş & Mustafa Denizli için de geçerli. İki değerli hocamız da milli takımımızın daha önce tatmadığı başarıları elde etmiştir. Denizli üç büyükleri şampiyonluğa ulaştıran tek hoca tacını taşırken Trabzon'un has çocuğu Şenol Güneş dünya 3.lüğünün ardından Seul'de kalarak çekik gözlü insanların sempatisini toplamıştır. Beşiktaş taraftarının seslendiği şekliyle 'Büyük Mustafa' veya son günlerdeki tabirle 'Sir Mustafa'yı Altay'da tanıdık, Derwall'in yardımcısıyken bir kez daha sevdik. Bizler onları oldukları gibi sevdik ve öyle kalmalarını istiyoruz...
Yazan:Tifosi Gökhan
Aziz Yıldırım koruması gs taraftarına pet şişe atıyor..
Dön be artık Baros...

Balon d'OR messiye verildi...

Barcelona'nın süperstarı Lionel Messi, 2009 yılında Altın Top'a (Ballon d'Or) lâyık görülerek, ödülü kazanan ilk Arjantinli futbolcu olmayı başardı.2007 de 3. 2008 2. 2009 da 1.oldu.
Altın Top 2009 oylama sonuçları
1. Lionel Messi (Arjantin, Barcelona) : 473 points
2. Cristiano Ronaldo (Portekiz, Manchester United ve Real Madrid) : 233 pts
3. Xavi (İspanya, Barcelona) : 170 pts
4. Andrès Iniesta (İspanya, Barcelona) : 149 pts
5. Samuel Eto'o (Kamerun, Barcelona ve Inter Milan) : 75 pts
6. Kaka (Brezilya, Milan ve Real Madrid) : 58 pts
7. Zlatan Ibrahimovic (İsveç, Inter Milan ve Barcelona) : 50 pts
8. Wayne Rooney (İngiltere, Manchester United): 35 pts
9. Didier Drogba (Fildişi Sahilleri, Chelsea): 33 pts
10. Steven Gerrard (İngiltere, Liverpool) : 32 pts
11. Fernando Torres (İspanya, Liverpool): 22 pts
12. Cesc Fabregas (İspanya, Arsenal) : 13 pts
13. Edin Dzeko (Bosna Hersek, Wolfsburg) : 12 pts
14. Ryan Giggs (Galler, Manchester United) : 11 pts
15. Thierry Henry (Fransa, Barcelona) : 9 pts
16. Luis Fabiano (Brezilya, Sévilla), Nemanja Vidic (Sırbistan, Manchester United), Iker Casillas (İspanya, Real Madrid): 8 pts
19. Diego Forlan (Uruguay, Atletico Madrid) : 7 pts
20. Yoann Gourcuff (Fransa, Bordeaux) : 6 pts
21. Andreï Arshavin (Rusya, Arsenal), Julio Cesar (Brezilya, Inter Milan), Frank Lampard (İngiltere, Chelsea) : 5 pts
24. Maicon (Brezilya, Inter Milan) : 4 pts
25. Diego (Brezilya, Werder Bremen ve Juventus) : 3 pts
26. David Villa (İspanya, Valencia), John Terry (İngiltere, Chelsea) : 2 pts
28. Franck Ribery (Fransa, Bayern Munih), Yaya Toure (Fildişi Sahilleri, Barcelona) : 1 pt
30. Karim Benzema (Fransa, Lyon ve Real Madrid): 0 pt
30 Kasım 2009 Pazartesi
manchester macları ve spikerlerimiz...
Bırakın ulan yakamızı...

